Burdur Adı Nereden Gelmektedir ?

 

          Burdur, Akdeniz Bölgesinin batı kesiminde, Göller Bölgesinde yer almaktadır. Burdur adının nereden geldiği hakkında çeşitli görüşler ileri sürülmüştür. Birinci görüş, Burdur adının “Polydorion” kelimesinin daha sonra, “Polydor” şekline dönüştüğü, oradan da Burdur şekline dönüştüğüdür. İkinci görüş ise Burdur yöresinin eski adı Limobrama “Göl Kenti” anlamına gelen Limobria kelimesinden türemiştir. Sonradan da değişerek Burdur olmuştur. Fakat Antik Çağlarda Burdur’un yerinde herhangi bir şehir bulunup bulunmadığı bilinmemektedir. Bunun için bu iki adın kesin olarak ne zaman kullanıldığı bilinmemektedir.

          Üçüncü görüş ve en akla yatkın olanı da; Burdur şehrini kuran Türkmen boylarından Kınalı Oymağı mensupları, konaklama yeri ararken, burayı buluyorlar ve bölgenin güzelliği karşısında “Cennet Buradadır” demişler ve “Burada Dur” sözü zamanla hece düşmesine uğramış ve Burdur’a dönüşmüştür.

 

 

İlin Coğrafi Konumu

 

 İlimiz , Güneybatı Anadolu’da Göller Bölgesindedir. İl toprakları 36-53 ve 37-50 kuzey enlemleri ile 29-24 ve 30-53 doğu boylamları arasında yer alır. Güneyde Antalya, Batıda Denizli, Güneybatıda Muğla, Doğu ve Kuzeyde Isparta ve Afyon illeri ile çevrilidir. İl topraklarının büyüklüğü 6883 Kilometre karedir.. İlde merkez ilçe ile birlikte, Ağlasun, Altınyayla, Bucak, Çavdır, Çeltikçi, Gölhisar, Karamanlı, Kemer, Tefenni ve Yeşilova olmak üzere 11 ilçe vardır. Merkez ilçeden sonra gelen en büyük ilçe merkezi Bucaktır. Kemer ise ilçeler arasında en az nüfuslu olanıdır.

İl, bütünü ile engebeli bir arazi yapısına sahiptir. Değişik rakımlı dağ ve tepeler yanında, ova ve vadi karakteristiğindeki düzlükler, çeşitli büyüklükteki göller, ilin doğa yapısını belirlemektedir. Ortalama rakım 1000 metredir. İldeki birçok göl ve ırmak zamanla kurumuş, ilde sadece beş göl kalmıştır. Bunların en önemlileri, şehri boydan boya kaplayan ve adını şehirden alan Burdur Gölü ile Türkiye'nin en derin ve temiz gölü olan Yeşilova ilçesindeki Salda Gölü'dür. 2000 Yılında yapılan Genel Nüfus sayımına göre İl'in geçici Genel Nüfusu 259.326'dir. İl merkezi nüfusu 60.000 civarındadır.

İl arazisinin %60.6’sı dağlık, %2.7’si yayla, %19’u ova %17.6’sı engebelidir. Topraklar genel olarak killi ve kireçli bir yapıya sahiptir. İlin genel yüksekliği (ortalama) 1000 metredir. İlimiz güneyden Batı Torosların uzantıları üzerindeki Boncuk Dağları, Elmalı Dağı ve Katrancık Dağı, doğudan yine Batı Torosların uzantısı olan Kuyucak ve Dedegöl Dağı, kuzeyden Burdur Gölü ve Karakuş Dağı Sırası, batıdan ise Acıgöl ve Eşeler Dağları gibi doğal sınırlarla çevrilmiştir.

 

Burdur’un Türk Tarihi Dönemi:

Burdur’un Türk Tarihi Dönemi bölge kesinlikle Selçuklu hakimiyetine girmiş oldu. 1257 yılında Selçuklu Devleti üç kardeş arasında pay edildi. Fakat II. Alaeddin Keykubat ölünce, II.İzeddin ve IV. Rukneddin Kılıçarslan arasında paylaşıldı. Ama iki kardeş arasında çıkan savaşta Rukneddin yenildi ve Burdur kalesine hapsedildi. 1259 tarihinde hapisten çıkarak Selçuklu tahtına oturdu. Rukneddin Kılıçarslan hapis dönemi olaylarının intikamını almaya başladı. Bu yüzden huzursuzluk arttı. Bu arada Baba İlyas ve Baba İshak isyanları da devletin otoritesini sarstı. Ve nihayet Selçuklu Devleti 1303 yılında tamamen ortadan kalktı.

Bu otorite boşluğundan istifade eden Selçukluya bağlı aşiret ve oymakların "Uç" Beyleri de kendi başlarına hükümet kurmaya başladılar.

Antalya ve Denizli'nin Türk hakimiyetine girmesinden sonra akın akın gelen aşiret ve oymaklar, bilhassa Kayı, Avşar, Bayındır, Büğdüz, Yazır, Yiva ve diğerlerinin toplamı 200 bin çadıra ulaşmıştı. Bu Türkmen nüfusunun merkezi de Burdur olmuştur. Celaleddin Harzemşah'ın komutanlarından ve Yomut kabilesinden olan Hamit Bey, Selçukluların döneminde Burdur ve Çığralı'ya kadar olan bölgenin sınır beyiydi. Selçuklunun yıkılma dönemine denk gelen Hamitoğulları Beyliğinin esas kurucusu Hamit Bey'in torunu olan Felekeddin Dündar Beydir. Bir "Uç" beyi olan Dündar Bey, beyliğini Burdur'da ilan ederek, beyliğini dedesinin adına hürmeten "Hamitoğulları" olarak duyurdu. Hamitoğullarının en parlak dönemi Dündar Bey'in zamanıdır. Beyliğin sınırları genişlemiş, Antalya, Gölhisar ve Korkuteli beyliğe katılmıştır. Burdur ili, dönemin en önemli merkezi olmuştur. Sanat, ticaret ve nakliye gelişmiştir.

 

İlhanlılar Anadolu’ya geldiğinde diğer beylikler gibi Hamitoğulları da bağlılıklarını Baş vezir Emir çoban’a bildirerek, İlhanlı fırtınasını kazasız atlatma yoluna gitmiştir. Emirçobanoğlu Timurtaş’ı (Demirtaş), Anadolu Valisi olarak atamıştır. Timurtaş Anadolu’daki beylikleri tek tek ortadan kaldırmaya başlamıştır. Hamitoğullarının da üzerine yürüdü.

Dündar Beyi 1323 yılında Antalya’da öldürdü ve Hamitoğullarının toprağını ilhak etti. Bu durum karşısında Dündar Beyin oğulları memleketten kaçtılar. Bu hakimiyet 1327 yılına kadar devam etti. Oğlunun yaptıklarını tasvip etmeyen Emirçoban, Anadolu’ya gelerek oğlunu ortadan kaldırmak istedi. Timurtaş Mısır’a kaçtı, fakat orada öldürüldü.

Dündar Beyin oğlu Hızır Bey Eğirdir’e gelerek Hamitoğulları'nın topraklarının bir kısmında hakimiyet kurdu.

Hızır Beyin ölümünden sonra yerine, Dündar Beyin diğer oğlu İshak Bey geçti. İshak Beyin Beyşehir ve Akşehir’e kadar beyliğin sınırlarını genişlettiğini görüyoruz.

İshak Beyin 1335’te ölümünden sonra yerine oğlu Muzafereddin Mustafa Bey geçti. Onun da yerine oğlu Hüsameddin İlyas Bey 1349’da başa geçti. İlyas Bey Karamanoğullarıyla savaştı fakat, topraklarını kaybetti. Germiyanoğullarının yardımıyla topraklarını geri aldı.

Yerine geçen Kemaleddin Hüseyin Bey, Karamanoğulları’nın saldırısına uğradı. Ama Osmanlılar ve Germiyanoğullarının yardımıyla kurtuldu.

Bu sırada Anadolu’nun Söğüt Bölgesinde gittikçe büyüyen ve kuvvetlenen ve Osmanoğulları tarafından kurulan Osmanlı Devleti dikkat çekiyordu. Osmanlı padişahı Murat Hüdavendigar Kosova’da şehit olunca yerine oğlu Yıldırım Beyazıt geçmişti. Yıldırım Beyazıt’ın hükümdarlığını başta Karamanoğulları olmak üzere diğer beylikler de tanımadılar. Yıldırım Beyazıt Anadolu’ya geçerek bu beylikleri teker teker ortadan kaldırdı. Hamitoğulları Beyliğini de ortadan kaldırarak Anadolu Beylerbeyliğinin merkezi olan Kütahya’ya bağladı. (1391)

Böylece Hamitoğulları ve diğer beylikler ortadan kalkmış ve Anadolu’da Türk Birliği sağlanmıştır. Hamitoğullarının son beyi Kemaleddin Hüseyin Beyin oğlu Mustafa Bey, Osmanlı komutanı olarak görev almıştır. Böylece Burdur’un Osmanlı Dönemi başlamıştır

Osmanlı Şehzadelerinden I. Beyazıt ve ll. Selim Kütahya’da Beylerbeyi olarak bulundular. ll. Beyazıt zamanında Şah Kulu ayaklanması ortaya çıkmıştır. Şah Kulu Şehzade Korkut’un Antalya’dan Manisa’ya giden hazinesini yağmalamış, Antalya, İstanos, Elmalı, Burdur ve Keçiborlu’yu basarak, buraların kadılarını ve bir çok insanı öldürmüştür. Şah Kulu sonunda İran’a sığınmış ve böylece tehlike ortadan kalkmıştır.

XVl. yy'a kadar Burdur'da önemli olaylar olmamıştır. 1522’de de Burdur Tirkemiş İlçesi merkezi durumundadır. Bu dönemde şehir eskiye nazaran daha gelişmiştir.

XVl. yy'ın sonuna doğru şehir biraz daha büyümüştür. Ekonomi canlanmıştır. Bu bakımdan verilen vergiler fazlalaşmıştır.

1839 Tanzimat hareketinden sonra Burdur, Kütahya ilinden ayrılarak Konya ilinin Isparta kaymakamlığına bağlandı. 1850 yılına kadar bu bağımlılık sürdü.

Daha sonra başta Saden oğlu Hacı İsmail Ağa olmak üzere Burdur’un Sancak olması için uğraşmışlar ve 1872 yılında Burdur sancak olmuştur. Burdur’un ilk sancakbeyi Mehmet İzzet Paşadır.

Osmanlı Devleti 1914’de 1. Dünya Savaşına katılınca bütün yurtta seferberlik ilan edilmiş ve aynı yıl Burdur’da şiddetli bir deprem olmuş, yaklaşık 4000 kişi ölmüş ve şehrin önemli dini yapıları bu depremde yıkılmıştır.Her iki felaket birleşmiş ve Burdurlular birkaç yıl bu kötü şartlar altında yaşamışlardır.

1920 yılında müstakil mutasarrıflık olan Burdur, doğrudan hükümet merkezi olan İstanbul’a bağlanmıştır. 1.Dünya Savaşının yenilgi ile neticelenmesinden sonra İtalyanlar Antalya’ya asker çıkardılar. Burdur’a gelerek merkez komutanlığı kurdular. Burdur düşmanın yurttan atılmasından sonra kurulan yeni Türkiye Cumhuriyetinde 1923 yılında İl olarak yerini almıştır.

 

 

 

 

 

 

 

Kültür ve Turizm

 

Batı Akdeniz, Ege ve Orta Anadolu Bölgeleri arasında iklim,jeolojik yapı bakımından bir geçit alanı olan Burdur İl’i; tarihi hadiselerde de, bilhassa Pisidia, Roma ve Selçuklular devrinde de bir geçit alanı olmuştur. Mevcut antik şehirler ve hanlar, daha çok yerleşimden ziyade, Ege kıyılarında bulunan Efes ve Bergama gibi büyük tarihi yerleşim yerleri ile, Side, Aspendos gibi Batı Akdeniz sahilinde bulunan büyük ve tarihi yerleşim yerleri arasında gerek savaşlar, gerek idari yönden ve gerekse o zamanın sportif temasları yönünden de bir geçit alanıdır.

Selçuklular devrinde de ilin, bilhassa Bucak İlçesi civarı, Akdeniz’de bulunan Alanya ve Antalya’nın, Konya ile bağlantısı bakımından bir geçit alanı olmuştur. Bundan dolayıdır ki, Burdur İli; folklorunda, kültüründe, sosyal yaşantısında, hatta ekonomisinde olduğu gibi, bugün de önemli bir transit merkezidir. Batıdan, Orta Anadolu’dan,Akdeniz’e, hatta Fethiye gibi güney Ege sahillerine giden bütün yollar Burdur İlinden geçer.

Doğal ve tarihi zenginlikler, iklim, folklor, tarım, tabiat gibi turizm unsurları, Burdur’a bir çok bölgemizden daha fazla avantaj sağlamaktadır. Türkiye turizminde önemli bir yeri olan Akdeniz, Ege ve Orta Anadolu bölgeleri arasında tabiat güzellikleri, tarihi zenginlikleri ve folklor olmak üzere üç önemli turizm unsuru burayı bir turistik cazibe merkezi haline getirmektedir.Burdur, Göller Bölgesi'nin karakteristiğini en güzel şekilde aksettiren ilimizdir.

Kış aylarında Eşeler Dağında kayak yapmaya, yaz aylarında ise bilhassa Burdur, Salda, Yarışlı, Karataş ve Gölhisar Gölleri ile, Yapraklı ve Karacaören Baraj Gölleri; yüzmek, avlanmak ve su sporları yapmaya son derece elverişli yelerdir. Bu göllerin etrafında bulunan dağ ve tepeler ormanlarla kaplıdır. Bu ormanlar içerisinde çoban çeşmeleri, en eski medeniyet kalıntıları, göl kıyılırında temiz kumsallar, bozulmamış doğa, en leziz Türk yemekleri, Türk motifleri ile işlenmiş kilim ve halılar, şifalı sular, kıvrak Teke Yöresi musikisi ve Burdur folkloru ile, tabiat harikası İnsuyu Mağarası gibi tabiatın Burdur iline turizm yönünden bağışladığı güzelliklerdir. Salda gölü yurt içi ve yurt dışından gelen gençlere ucuz tatil imkanı sağlayan tesis ve kamp merkezlerine sahiptir.

 

Tarihi Zenginlikleri

Sagalassos (Ağlasun)

          Burdur'a 30 km. uzaklıkta bulunan Ağlasun İlçesinin 7 km. kuzeyindeki Akdağı'nın güneye bakan yamacında kurulmuştur. Klasik Grek Çağında Psidia'nın başkentidir. Bugün şehir Roma Çağı şehri olmakla birlikte Grek Çağına ait yapılarının bir kısmının bu çağda korunmuş ve kullanılmış olduğu anlaşılmaktadır. Ayakta kalan mimari yapılar; Anıtsal Giriş Kapısı, Antonius Pius tapınağı, Aşağı ve Yukarı Agora, Sütunlu Cadde, Küçük Tapınak, Bazilika ve Tiyatro'dur.

 

 

 

 

 

Cremna (Bucak)

Burdur'a 45 km. uzaklıkta bulunan Bucak İlçesinin 25 km. doğusundaki Çamlık Köyü'ndedir. Aksu Vadisine hakim tepe üzerine kurulmuştur. Şehirde mevcut kalıntılar Roma Çağı'na aittir. Şehrin etrafı sur ile çevrilidir. Ayakta kalan mimari yapılar; Forum, Bazilika, Kemerli Yapı, Kütüphane yapısı, Tiyatro, Anıtsal Giriş, Anıtsal Çeşme Binası, Dükkan'dır. Cremna'da kütüphane Yapısı'nda bulunan 9 adet mermer tanrı ve tanrıça heykeli Burdur Müzesi'de sergilenmektedir.

Tymbrianassos (Düğer)

Burdur'a 30 km. uzaklıkta Düğer Köyünde, Yarışlı Gölü kenarındadır. Burdur'da Klasik çağa ait bilinen en eski yerleşim yeri Düğer Köyü'ndedir. Frig Kültürü özelliklerini gösteren bu yer, Yunan arkakik dönemine rastlamaktadır. Düğer'de bilimsel kazı yapılmamış, kaçak kazılarda ortaya çıkan buluntuların büyük bir kısmı Burdur Arkeoloji Müzesi'nde toplanmıştır.

Cibyra (Gölhisar)

Burdur İli'ne 108 km. uzaklıkta bulunan Gölhisar İlçesinin batısında orman içinde üç tepecik üzerine kurulmuştur. Cibyra Oineanda, Balbura, Bubon (ibecik) Antik Şehirlerinin birleşerek meydana getirdikleri Tetrapolis'in başkentidir. Kale surlarında kullanılan çeşitli mermer ve taş bloklardan anlaşıldığına göre Klasik Grek Çağında da burada bir şehrin mevcut olduğu ve bugünkü kalıntıları görülen Roma Şehrinin bu yerleşim alanı üzerinde kurulduğudur.

Susuzhan

Burdur'a 45 km. uzaklıkta bulunan Bucak İlçesinin 5 km. güney-doğusundaki Susuz Köyündedir. Burdur Antalya Karayolu'na 1 km. uzaklıktadır. Anadolu Selçuklu Dönemi 13 yy. kervansaraylarındadır.

Kuruçay Höyüğü

Burdur'a 15 km. uzaklıkta, karayoluna 600 metre güney-doğudadır. 1978 yılından bu yana İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nden Prof. Dr. Refik Duru tarafından kazısı devam etmektedir. 11 metre yüksekliğindeki höyükte şimdiye kadar sekiz kat ortaya çıkarılmıştır. Halen sürdürülen kazılar sonunda her çağın kendine özgü yapı ve buluntuları ortaya çıkarılmıştır.

Hacılar Höyüğü

Burdur'a 24 km. uzaklıkta, Hacılar Köyündedir. 1957-1960 yılları arasında İngiliz Arkeolog James Mellart tarafından kazı yapılmıştır. Kalkolotik ve Neolitik Dönemlere ait dokuz yapı katı ortaya çıkarılmıştır. I. ve IV. yapı katları Kalkolotik Çağı kapsamaktadır.

İncirhan

Burdur'a 45 km. uzaklıkta bulunan Bucak İlçesi'nin 7 km. batısındadır. Büyük bir kısmı tahrip olmasına rağmen hala ayaktadır. Selçuklu Sultanı Keyhüsrev tarafından yaptırılmıştır.

 

 

U L A Ş I M

 

KARAYOLLARI

 

            İlimiz, Batı Akdeniz Bölgesinde Afyon ile Ege Bölgesi, Isparta ile İç Anadolu Bölgesine açılan karayolları bağlantılarını sağlayan çok önemli bir coğrafi konumdadır.Kütahya-Afyon üzerinden gelen karayolu Burdur'dan geçerek Antalya' ya ulaşır.Bu yolda yük ve yolcu taşımacılığı oldukça yoğundur.İl hudutları içinde 553 km karayolu bulunmaktadır.  Bunun 360 km .si devlet yolu, 193 km si ise il yoludur. Karayolumuzun 553 km.sinin tamamı asfalttır. Hizmetler karayolları 134.Şube Şefliğine bağlı 2 bakımevi (Kaplanpınar,Karamanlı) tarafından yürütülmektedir.   Tarihi, Turistik ve Ören Yerleri;    Sagalassos :Burdur' a 30 km. mesafede bulunan Ağlasun ilçesindedir.Bugün kalıntıları hala ayakta olan ve Belçikalı bir ekip tarafından kazısı devam eden antik şehir Roma Çağı şehri olmakla beraber Grek çağına ait eklemeler ile M.S. 2 yy.da en parlak dönemini yaşamıştır.   Cremna :Burdur' a 45 km. uzaklıkta bulunan Bucak İlçemizin 25 km. doğusundaki Çamlık köyündedir.En parlak dönemini M.S. 2 yy.da yaşayan Cremna Antik Kenti bir Psidya Şehridir.Roma ve Grec Çağına ait eserler hala ayaktadır.   Cibyra :İlimize 108 km. uzaklıkta bulunan Gölhisar İlçesinin batısında yer alan Antik Şehir bir Roma şehridir.Orman içinde üç tepecik üzerine kurulmuştur.   Hacılar Höyüğü :İlimize 20 km. mesafede bulunan Hacılar Köyündedir.Göçebelikten yerleşik hayata geçen ve evlerinin bahçe duvarlarını yapan, yiyecek ve içeceklerini saklamak için kaplar yapan ilk insanların burada bıraktıkları kalıntılar dünya arkeolojisi açısından çok önemlidir.Kalkolitik ve neolitik çağa ait yapı katları ortaya çıkarılmış olup buradan çıkan paha biçilemez eserler Burdur Müzesinde sergilenmektedir.   İnsuyu Mağarası: Burdur-Antalya karayolunun 12 km.sinde bulunan mağara 597 metre uzunluğuyla hayal dünyasına açılan bir pencere gibidir.Suyunun mide ve şeker hastalıklarını tedavi ettiği bilinmektedir.   Salda Gölü :İl merkezine 60 km. mesafede Yeşilova ilçesinde bulunan Salda Gölü 125 km2 lik yüzölçümü ve tatlı suyuyla her türlü su sporlarına elverişlidir.   Arkeoloji Müzesi: Heykel Salonu; Kremna' daki kazı yerlerinden gelen Athena, Leto, Nemessis, Apollon, Aphrodit, Hygeia, Asklepios ve Herakles' in heykellerinden oluşan zengin bir koleksiyona sahiptir.Ayrıca Bubon' dan gelen Apollon heykeli ile dikkati çekmektedir.   Küçük eserlerin sergilendiği salonda ise Hacılar Höyüğü' nde bulunmuş Neolitik Döneme ait ile Düğer köyünde bulunan pişmiş toprak levhalar ve daha sonraki çağlara ait seramikler periyodik bir düzenle sergilenmiştir.

            Ağlasun İlçesine giden yol üzerinde Yeşilbaşköy Kasabası yakınlarında bir çok "Canlı Alabalık" tesisi bulunmaktadır.Ayrıca il merkezinde bulunan Bakırcılar Çarşısı 'nda birçok çeşit bakır kap ve hediyelik eşya bulmak mümkündür.Yine il merkezindeki Osmanlı Dönemi sivil mimari örneklerinden Taşoda ve Çelikbaş Konakları görülmesi gereken yapılardandır.Yukarı Pazar Semtinde bulunan üreticilerde "Ceviz Ezmesi" olarak bilinen ilimize has tatlı çeşidi alınıp, tadılabilir ve akraba ve dostlara güvenle sunulabilecek tatlı niteliği taşımaktadır.Yine ilimize has "Burdur Şiş" olarak bilinen yemek çeşidi ilimizdeki tüm restoran ve lokantalarda yenilebilir.İlimizin yöresel yemekleri, gelenek-görenek, önemli gün ve festivaller hakkında ayrıntılı bilgiyi "Yöresel Kültür" sayfasında bulabilirsiniz.    İlimizin diğer illere olan mesafesi (km):

 

 

 

 

Adana

671

Adıyaman

1004

Afyon

166

 

Ağrı

1451

Amasya

759

Ankara

423

Antalya

122

 

Artvin

1422

Aydın

272

Balıkesir

396

Bilecik

352

 

Bingöl

1228

Bitlis

1407

Bolu

568

Bursa

421

 

Çanakkale

606

Çankırı

554

Çorum

667

Denizli

150

 

Diyarbakır

1197

Edirne

805

Elazığ

1084

Erzincan

1082

 

Erzurum

1270

Eskişehir

308

Gaziantep

880

Giresun

1051

 

Gümüşhane

1207

Hakkari

1734

Hatay

863

Isparta

51

 

İçel

609

İstanbul

602

İzmir

374

Kars

1471

 

Kastamonu

668

Kayseri

642

Kırklareli

811

Kırşehir

572

 

Kocaeli

491

Konya

315

Kütahya

242

Malatya

983

 

Manisa

356

K.Maraş

859

Mardin

1204

Muğla

242

 

Muş

1338

Nevşehir

538

Niğde

570

Ordu

1007

 

Rize

1263

Sakarya

454

Samsun

842

Siirt

1379

 

Sinop

862

Sivas

836

Tekirdağ

734

Tokat

822

 

Trabzon

1188

Tunceli

1212

Şanlıurfa

1017

Uşak

172

 

Van

1561

Yozgat

642

Zonguldak

637

Aksaray

463

 

Bayburt

1216